Kekemelik; konuşmanın akıcılığını ve doğal ritmini etkileyen nörofizyolojik tabanlı ve çok faktörlü bir konuşma bozukluğudur. Genetik yatkınlık, nörolojik yapı, dil gelişimi ve çevresel etmenlerin etkileşimiyle ortaya çıkar. Konuşma akışında istemsiz olarak gelişen ses/hece tekrarları (örn. ba-ba-balık), ses uzatmaları (örn. ssssu) ve bloklar (sesin takılması ve çıkmaması) çekirdek davranışlar olarak adlandırılır.
ASHA ilkelerinde vurgulandığı üzere kekemelik, buzdağının yalnızca su üzerinde kalan kısmı yani duyulan takılmalar değildir. Bireyin takılmamak için geliştirdiği ikincil fiziksel davranışlar (göz kırpma, baş hareketi, kas gerginliği), kaçınma stratejileri (kelime değiştirme, konuşacağı ortamdan uzaklaşma) ve konuşmaya eşlik eden duygusal tepkiler (kaygı, utanma, çaresizlik hissi, olumsuz benlik algısı) tablonun bir parçası olabilir.
Değerlendirme çok boyutlu bir bakış açısıyla gerçekleştirilir. Konuşma örnekleri üzerinden akıcısızlıkların türü, sıklığı ve süresi olarak analiz edilirken; bireyin kekemeliğe yönelik algısı, iletişimsel kaygıları ve çevrenin tutumu detaylıca incelenir.
Terapi yaklaşımı yaş grubuna ve bireysel ihtiyaçlara göre şekillenir:
Erken Çocukluk Döneminde
Çocuğun konuşma akıcılığını destekleyen doğrudan veya dolaylı oyun temelli yöntemler uygulanır, aileye konuşma ortamını düzenlemeye yönelik rehberlik verilir.
Okul Çağı, Ergen ve Yetişkin Dönemde
Terapi iki ana koldan ilerler: bir yanda konuşma akıcılığını şekillendirme ve kekemelik anlarını daha rahat, kontrol edilebilir şekilde yönetme becerileri kazandırılır; diğer yanda ise kekemeliğe karşı geliştirilen kaygı, kaçınma ve olumsuz duyguları azaltmaya yönelik duyarsızlaşma çalışmaları yürütülür.
Temel amaç; bireyin takılma korkusu duymadan özgüvenli, rahat ve etkili bir iletişimci olmasını sağlamaktır.
Kekemelik Hakkında Değerlendirme İçin Randevu Oluşturun
Danışanlarım için bireye özel, kanıta dayalı bir terapi süreci planlamak üzere benimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime Geç